Yukarı Çık
Ana Sayfa | Dernek
Androloji Bülteni Cilt: 20 Sayı: 3

 







 
: 20 (3)
Cilt: 20  Sayı: 3 - 2018
Özetleri Gizle | << Geri
1.
Kapak
Cover

Sayfa I

2.
Danışma Kurulu
Reviewers

Sayfa II

BAŞKANDAN MESAJ
3.
Başkan' dan
From The President

Sayfa III
Değerli Meslektaşlarım,

Dergimizin 2018-2019 Akademik yılının başında yayınlanacak olan elinizdeki sayısı; her zaman olduğu gibi değerli meslektaşlarımızın yoğun akademik katkısı ile hazırlanmıştır. Dergimizin bu sayısının da güncel bilgilerin irdelenmesi açısından sizlere faydalı olacağını umut ediyoruz. Türk Androloji Derneği yeni akademik yılda da bilimsel politikaların gereği olarak, ulusal ve uluslararası platformda faaliyetine yoğun bir şekilde devam edecektir. İki yılda bir düzenlenen Ulusal Androloji Kongresi; 18-21 Nisan 2019 tarihlerinde; Sarıgerme’de gerçekleştirilecektir. Kongre’nin bilimsel programının hazırlanmasına başlanmış olup; en kısa zamanda tüm üyelerimizin bilgisine sunulacaktır. Önümüzdeki yılın ‘Türk Androloji’si adına en önemli uluslararası toplantılarından birisi de Barselona’da düzenlenecek olan EAU-2019 toplantısı sırasında derneğimizin akademik kadrolarının da katkısı ile gerçekleştirilecek ESAU (European Section of Andrological Urology) toplantısı olacaktır. Özellikle EAU-2019 toplantısına katılacak tüm üyelerimizi; bilimsel açıdan üst düzey katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu toplantıda görmek en büyük dileğimizdir. Son olarak, 8-11 Kasım 2018 tarihleri arasında Miami’de düzenlenecek olan SMS-NA toplantısında da derneğimiz akademik kadroları ile bilimsel katkı sağlayacaktır. Sözü edilen toplantının, özellikle Türk Androlojisi ile Kuzey Amerika Androloji dernekleri arası bilimsel işbirliğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ülkemizde Androloji’ye ilgi duyan tüm meslektaşlarımıza verimli ve huzurlu bir yeni akademik yıl diliyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum…

Prof. Dr. Mustafa Faruk USTA
Türk Androloji Derneği Başkanı

EDİTÖR KÖŞESİ
4.
Editör' den
From The Editor

Sayfa IV
Değerli Meslektaşlarım,

Androloji Bülteni’nin yeni sayısı ile sizlere merhaba diyoruz. Yaptığı bilimsel faaliyetlerle uluslararası arenada her zaman söz sahibi olan Türk Androloji camiasının çok değerli üyelerinin özverili katkıları ile bugünlere gelen dergimiz, hızla kalitesini artırarak siz değerli okuyuculara en güncel bilgileri en iyi şekilde sunmaya çalışmaktadır.

Bu sayının araştırma makaleleri bölümünde transrektal ultrasonografi eşliğinde alınan prostat biyopsisinin erektil fonksiyon üzerine etkisi Çağlayan ve ark. tarafından ele alınırken, transüretral prostat rezeksiyonu sonrası gelişen retrograd ejakülasyonun işlem öncesinde öngörülebilirliği Tonyalı ve ark. tarafından ele alınıyor. Yine bu bölümde ebelik öğrencilerinin normal vajinal doğum yapma konusundaki görüşleri Aydoğdu ve ark. tarafından dikkatinize sunulmakta.

Derleme makaleler bölümünde varikoselektomide cerrahi tekniklerin karşılaştırmalı analizi Pelit ve Yeni tarafından detaylı bir şekilde ele alınırken, hiperprolaktinemi ve erektil disfonksiyon ilişkisi güncel literatür eşliğinde Güzel ve ark. tarafından özetleniyor. Bu bölümde son olarak kadın cinselliğinde kültürel farklılıkların rolü Çiftçi ve ark. tarafından irdeleniyor.

Saygılarımla,

Doç. Dr. Ahmet Gökçe
Editör

İÇİNDEKİLER
5.
İçindekiler
Contents

Sayfa V
ARAŞTIRMA YAZILARI | ORIGINAL ARTICLES

69 Transrektal ultrasonografi eşliğinde alınan prostat iğne biyopsisinin erektil fonksiyon üzerine etkisi
The effect of ultrasound guided prostate needle biopsy on the erectile function
Volkan Çağlayan, Sedat Öner, Sinan Avcı, Efe Önen, Murat Şambel, Metin Kılıç, Mustafa Murat Aydos

74 Transüretral prostat rezeksiyonu sonrası gelişen retrograd ejakülasyon işlem öncesinde öngörülebilir mi?
Could retrograde ejaculation occurred after transurethral prostate resection be predicted before the procedure?
Şenol Tonyalı, Mustafa Karaaslan, Mehmet Yılmaz, Cavit Ceylan

78 Ebelik öğrencilerinin normal vajinal doğum yapma konusundaki görüşleri
Opinions of midwifery students about normal vaginal birth
Saadet Gonca Mavi Aydoğdu, Betül Uzun, Ülkü Özsoy

DERLEME | REVIEW

85 Varikoselektomide cerrahi tekniklerin karşılaştırmalı analizi
Comparative analysis of varicoselectomy techniques
Eyyüp Sabri Pelit, Ercan Yeni

90 Hiperprolaktinemi ve erektil disfonksiyon
Hyperprolactinemia and erectile dysfunction
Özer Güzel, Ali Atan, Yılmaz Aslan

95 Kadın cinselliğinde kültürel farklılıkların rolü
The role of cultural differences in female sexuality
Halil Çiftçi, Eyyüp Sabri Pelit, Bülent Katı

99 TÜRKİYE’DEKİ ANDROLOJİ YAYINLARI | ANDROLOGY PUBLICATIONS IN TURKEY

102 KONGRE TAKVİMİ | CONGRESS CALENDAR

KLINIK ARAŞTIRMA MAKALESI
6.
Transrektal ultrasonografi eşliğinde alınan prostat iğne biyopsisinin erektil fonksiyon üzerine etkisi
The effect of ultrasound guided prostate needle biopsy on the erectile function
Volkan Çağlayan, Sedat Öner, Sinan Avcı, Efe Önen, Murat Şambel, Metin Kılıç, Mustafa Murat Aydos
doi: 10.24898/tandro.2018.33255  Sayfalar 69 - 73
AMAÇ: Transrektal ultrasonografi eşliğinde prostat biyopsisinin (TRUSBx) erektil fonksiyon üzerine etkisini incelemektir.
GEREÇ ve YÖNTEMLER: Çalışmaya Mart 2013 – Aralık 2013 tarihleri arasında transrektal ultrasonografi eşliğinde prostat biyopsisi uygulanan 81 hasta dahil edildi. Hastalara işlemden önce ve 2., 4., 8. haftalarda Uluslar Arası Erektil İşlev - Erektil Fonksiyon (IIEF-EF) anket formu uygulandı. Kanser tanılı hastalar 4. hafta sonrasında çalışmadan çıkarıldı. Benign patolojili hastalar komplikasyon durumları bakımından alt gruplara ayrıldı.
BULGULAR: Hastaların ortalama yaşı 62,9 (38–75) yıldı. IIEF-EF skoru 2. hafta kontrollerinde istatistiksel anlamlı olarak azaldı (p=0,004). Dördüncü hafta kontrollerinde benign patolojili hasta grubunda IIEFEF skoru başlangıç skoruyla karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı fark göstermezken (p=0,226), kanser tanılı hasta grubunda istatistiksel anlamlı olarak azaldı (p<0,001). Sekiz hafta sonunda benign patolojili hastaların IIEF-EF skorları, işlem öncesi skorlarla istatistiksel anlamlı fark göstermedi. İkinci hafta kontrollerinde, komplikasyon oluşmayan grupta istatistiksel anlamlı (p=0,029), komplikasyon oluşan grupta ise istatistiksel anlamlı olmayacak şekilde (p=0,051) IIEF-EF skorlarında düşme saptandı. Yaş, PSA değeri veya prostat volümü ile kontroller arasındaki skor farkları arasında korelasyon saptanmadı.
SONUÇ: Erektil fonksiyonlar, biyopsi sonrası erken dönemde olumsuz etkilenmektedir. Kanser tanılı hasta grubunda psikolojik faktörlerin erektil disfonksiyona neden olduğu düşünülmüştür. İşlem sonrası ortaya çıkan minör komplikasyonlar, gelişen geçici erektil disfonksiyon ile ilişkilendirilmemiştir.
OBJECTIVE: To search the effect of transrectal ultrasonography-guided prostate biopsy (TRUS-Bx) on the erectile function
MATRERIAL and METHODS: The study included 81 patients who underwent TRUS-Bx between March 2013 and December 2013. International Index of Erectile Function - Erectile Function Domain (IIEF-EF) questionnaire was completed before, and 2nd, 4th, 8th week after the intervention. The patients with cancer diagnosis were excluded after the fourth week. The cancer-free patients were divided into subgroups in terms of complication status.
RESULTS: The mean age of the patients was 62.9 (38–75) years. IIEF-EF score decreased statistically significant in the 2nd week controls (p=0.004). In the 4th week control, there was no significant difference of the IIEF-EF score in the group of the cancer-free patients when compared with baseline score (p=0.226); however, it decreased statistically significant in the group of patients with cancer diagnosis (p<0.001). In the 8th week control, IIEF-EF score was not statistically significant in the group of cancer-free patients when compared with baseline score. In the 2nd week control, IIEF-EF score decreased statistically significant in the group of patients with no complications, decreased statistically not significant in the group of patients with complications. No correlation was detected between IIEF-EF score changes and prostate volume, PSA value, or age.
CONCLUSION: Erectile function is affected negatively in the postbiopsy early period. Psychological factors were thought to cause erectile dysfunction in the group of the patients with cancer diagnosis. The minor complications that occurred after the biopsy are not associated with the transient erectile dysfunction.

7.
Transüretral prostat rezeksiyonu sonrası gelişen retrograd ejakülasyon işlem öncesinde öngörülebilir mi?
Could retrograde ejaculation occurred after transurethral prostate resection be predicted before the procedure?
Şenol Tonyalı, Mustafa Karaaslan, Mehmet Yılmaz, Cavit Ceylan
doi: 10.24898/tandro.2018.60973  Sayfalar 74 - 77
AMAÇ: Transüretral prostat rezeksiyonu (TUR-P) öncesinde işlem sonrası gelişebilecek olan retrograd ejakülasyonu predikte edebilecek olan muhtemel faktörleri ortaya koyarak, hastaların olası komplikasyonlar açısından daha iyi bilgilendirilmeleri ve farklı tedavilere doğru bir şekilde yönlendirilmelerini sağlamayı amaçladık.
GEREÇ ve YÖNTEMLER: Kliniğimizde Ocak 2015-Ocak 2018 tarihleri arasında benign prostat hiperplazisi (BPH) nedeniyle TUR-P operasyonu geçiren hastaların verileri retrospektif olarak tarandı. İncelenen parametreler hastaların demografik bilgileri, preoperatif prostat volümü, operasyon süresi, patoloji spesimen ağırlığı ve TUR-P sonrası retrograd ejakülasyonu içermekte idi.
BULGULAR: Çalışmaya toplam 80 erkek hasta dahil edildi. Hastaların ortalama yaşları 66,1±7 yıl idi. Retrograd ejakülasyonu olmayan ve olan hastalar karşılaştırıldığında preoperatif prostat volümü retrograd ejakülasyonu olmayan grupta retrograd ejakülasyonu olan gruptan daha yüksekti (71,8±26,3 mL’ye karşı 56,6±20,4 mL, p=0,009). Operasyon süresi (59,9±15,8 dk’ya karşı 55,2±15,8 dk, p=0,127) ve patoloji spesimen ağırlığı (23,7±16,1 gr’ye karşı 22,2±13,1 gr, p=0,847) her iki grupta benzerdi. Çok değişkenli regresyon analizinde preoperatif prostat volümü retrograd ejakülasyonun bir belirteci olarak bulundu (p=0,013).
SONUÇ: Büyük hacimli prostatlara yapılan TUR-P işlemi sonrası retrograd ejakülasyon daha az sıklıkla görülmektedir. Genç yaşta olan antegrad ejakülasyonunun devamını isteyen küçük prostatlı hastalarla TUR-P dışı tedavi seçenekleri ayrıntılı olarak tartışılmalıdır.
OBJECTIVE: To determine the possible factors that may predict retrograde ejaculation after transurethral resection of the prostate (TUR-P) in order to better inform about the complications that may develop after TUR-P and to direct them to different treatments.
MATRERIAL and METHODS: The data of patients who underwent TUR-P due to benign prostatic hyperplasia (BPH) in our clinic between January 2015 and January 2018 were retrospectively screened. The examined parameters included demographics of the patients, preoperative prostate volume, duration of operation, pathology specimen weight and retrograde ejaculation after TUR-P.
RESULTS: A total of 80 male patients were included in the study. The mean age of the patients was 66.1±7 years. In comparison of patients with and without retrograde ejaculation, the preoperative prostate volume was higher in patients without retrograde ejaculation compared to patients with retrograde ejaculation (71.8±26.3 mL vs 56.6±20.4 mL, p=0.009). Duration of operation (59.9±15.8 min vs 55.2±15.8 min, p=0.127) and pathology specimen weights (23.7±16.1 gr vs 22.2±13.1 gr, p=0.847) were found similar in two groups. In the multivariable regression analysis, the preoperative prostate volume was found to be a significant predictor of retrograde ejaculation (p=0.013).
CONCLUSION: Retrograde ejaculation after TUR-P treatment on largevolume prostates is less frequent. Therapeutic options other than TUR-P should be discussed in detail with young patients having a small prostate demanding continuation of antegrade ejaculation.

8.
Ebelik öğrencilerinin normal vajinal doğum yapma konusundaki görüşleri
Opinions of midwifery students about normal vaginal birth
Saadet Gonca Mavi Aydoğdu, Betül Uzun, Ülkü Özsoy
doi: 10.24898/tandro.2018.20082  Sayfalar 78 - 84
AMAÇ: Bu çalışma, ebelik öğrencilerinin normal vajinal doğum konusundaki görüşlerini ve doğum tercihlerinin nedenlerini saptamak amacıyla yapıldı.
GEREÇ ve YÖNTEMLER: Tanımlayıcı nitelikteki araştırma, 2017–2018 öğretim yılı/bahar yarıyılında Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi ebelik bölümü öğrencileriyle yürütüldü (N=88). Veriler araştırmacılar tarafından hazırlanan soru formu kullanılarak 05–09 Mart 2018 tarihleri arasında toplandı, SPSS 20 paket programında analiz edildi.
BULGULAR: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20,23±2,20’dir. Doğum dersi almayan öğrencilerin %78’i, doğum dersi alan öğrencilerin %84,2’si normal vajinal doğumu tercih ettiklerini belirtmektedirler. Doğum dersi alan öğrencilerin %92,1’i doğum dersinin doğum tercihlerini etkilediğini, doğum dersi almanın doğum tercihlerini etkilediğini belirten öğrencilerin ise %91,4’ü tercihlerini olumlu yönde etkilediğini belirtmektedirler.
SONUÇ: Çalışmamızda, doğum dersi alan öğrencilerin çoğu normal doğumu tercih etmektedirler. Öğrencilerin normal doğum konusunda olumlu tutum geliştirebilmesi, bu konudaki eksikliklerinin giderilmesi ve karar verme becerilerinin güçlendirilmesiyle mümkündür.
OBJECTIVE: This study was conducted to determine the opinions of midwives on normal vaginal birth and the causes of birth preferences.
MATRERIAL and METHODS: Descriptive research was carried out in the midwifery department of the Faculty of Health Sciences of the University of Amasya (N=88) in the 2017–2018 academic year/spring semester. The data were collected between 05–09 March 2018 using the questionnaire prepared by the researchers and analyzed in the SPSS 20 package program.
RESULTS: The average age of the students participating in the survey is 20.23±2.20. In our study, 78% of the students who did not take birth lessons and 84.2% of students who took birth lessons stated that they preferred normal vaginal birth. Birth lessons affected the birth preferences of 92.1% of the students who took the lesson, and 91.4% of the students who stated that taking the birth lesson affected the birth preferences also stated that the lesson affected the choice positively.
CONCLUSION: In our study, it was found that the majority of students who took birth lessons preferred normal birth. The ability of students to develop positive attitudes towards normal birth is possible through the elimination of deficiencies, and strengthening of decision-making skills.

DERLEME
9.
Varikoselektomide cerrahi tekniklerin karşılaştırmalı analizi
Comparative analysis of varicoselectomy techniques
Eyyüp Sabri Pelit, Ercan Yeni
doi: 10.24898/tandro.2018.60352  Sayfalar 85 - 89
Pampiniform pleksus venlerinin dilatasyonu olarak tanımlanan varikosel, genel erkek popülasyonun %15’inde mevcuttur. Varikosel tedavisinde açık ya da mikrocerrahi yaklaşım, laparoskopi ya da perkütan embolizasyonu gibi çeşitli seçenekler vardır. Varikosel tedavisinin nihai hedefi, testisi drene eden dilate venlerin oklüzyonuna dayanır. Bu derlemede, varikosel tedavisine yönelik endikasyonları, tedavi sonrası sonuçları ve varikosel tedavisi için çeşitli teknikleri karşılaştıran çalışmalar gözden geçirilmiştir. Bu derlemenin amacı, varikosel tedavisine yönelik her yaklaşımla ilişkili komplikasyonları ve tedavi sonrası başarı oranlarını tanımlamak ve karşılaştırmaktır.
Varicoceles, a dilation of veins within the pampiniform plexus, are present in 15% of the general male population. There are various types of surgical options in varicocele treatment including open or microsurgical approaches, laparoscopy, or percutaneous embolization. The ultimate goal of varicocele treatment relies on the occlusion of the dilated veins that drain the testis. This paper reviews indications for varicocelectomy, post-treatment outcomes, and studies that address various techniques for varicocelectomy. The purpose of this review is to describe and compare the success rates of each technique and post-treatment complications.

10.
Hiperprolaktinemi ve erektil disfonksiyon
Hyperprolactinemia and erectile dysfunction
Özer Güzel, Ali Atan, Yılmaz Aslan
doi: 10.24898/tandro.2018.69672  Sayfalar 90 - 94
Prolaktin ön hipofizden sentezlenerek dolaşıma katılan bir hormondur. Prolaktinin aşırı salınımı erkeklerde başta infertilite ve erektil disfonksiyon (ED) olmak üzere birtakım bulgular ile karşımıza çıkabilmektedir. Hiperprolaktinemi nadir görülen bir durum olmasına karşın erkek cinsel fonksiyon bozukluğunun düzeltilebilir bir nedenidir. Hiperprolaktinemi saptanan hastalarda dopamin agonistleri ile yaklaşık %90 oranlarında tedavi mümkündür. Bu nedenle, özellikle testosteron düşüklüğü olan erektil disfonksiyonlu hastalarda serum prolaktin düzeyi ölçümü akılda tutulması gereken, önemli bir testtir.
Prolactin is a hormone that is synthesized and released in systemic circulation from the anterior pituitary gland. Excessive prolactin release can be associated with some findings, especially loss of libido, infertility, and erectile dysfunction (ED) in men. Although hyperprolactinemia is a rare condition, it is a correctable cause of male sexual dysfunction. In patients with hyperprolactinemia, treatment is possible with dopamine agonists about 90% of the patients. Therefore, measurement of serum prolactin levels in patients with erectile dysfunction, especially those with low testosterone, is an important test that must be kept in mind.

11.
Kadın cinselliğinde kültürel farklılıkların rolü
The role of cultural differences in female sexuality
Halil Çiftçi, Eyyup Sabri Pelit, Büllent Katı
doi: 10.24898/tandro.2018.98852  Sayfalar 95 - 98
Kadınlarda cinsel yaşamın tatmini, sağlıklı ve uygun bir kişilik gelişimi için esastır, çünkü cinsel işlev bozukluğu, yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkisi olan yaygın bir sorunudur ve genellikle çok yönlü olup biyolojik, psikolojik, sosyokültürel ilişkili faktörler içerir. Cinsellik evrensel olmasına rağmen, cinselliğin ifadesi kültürel bağlamda göz önüne alınmalıdır, çünkü sosyal kültür, bireylerin cinsiyet tutumlarını ve kalıplarını belirleyen temel faktördür. Bu bağlamda çok sayıda çalışma, kadınların cinselliklerindeki kültürel farklılıkların rolünü belirlemiştir. Bununla birlikte, kadınlar için ayrılan kültürün modelleri ve rolleri, zaman içerisinde değişebilir. Bu yüzden, farklı kültürlerdeki insanlar için hangi cinsel sorunların öncelikli olduğunun anlaşılması önemli olup, bu kültürel değişkenliğin dikkate alınması gerekmektedir.
Satisfying sex of life in women is considered essential for a healthy and appropriate personality development because sexual dysfunction is a common distressing problem that has a negative impact on quality of life. The problem is often multifactorial that addresses biological, psychological, sociocultural factors. Although sexuality may be universal, the expression of sexuality needs to be considered within the cultural context because social culture is the essential factor specifying individuals’ gender attitudes and patterns. In this context, numerous studies have documented the role of cross-cultural differences in women’s sexuality. However, the models and roles of the culture allocated for women are subject to change in due course. Therefore, it is very important to understand which sexual issues are of top priority for people across different cultures, and this cultural variability needs to be taken into account.

ANDROLOJİ YAYINLARI VE KONGRE TAKVİMİ
12.
Androloji Yayınları ve Kongre Takvimi

Sayfalar 99 - 102
Makale Özeti | Tam Metin PDF